Fransızların "Türk Mavisi" yani "Turquoise" olarak adlandırd?kları; günümüzde daha çok, Fransızca’dan dilimize giren, "türkuaz" ad?yla bildiğimiz değerli bir ta?.
Fransa’ya Türkler eliyle getirilmi? ilk kez. Eski Fransızca’daki, "Türkten" anlamına gelen "turqois" ad?, sonraları "turquoise" diye an?lmı? ve böylece tüm dillere yerle?mi?tir.
Gök mavisi ile ye?ilimsi mavi arasında değişen tonlardaki bu değerli ta??n bile?imi ise; hidratlı doğal alüminyum fosfat ve bakır. Büyük kütleler arasına da??lmı? ince damarlar ya da serbest olarak, böbrek büyüklü?ünde yumrular halinde bulunur türkuaz. Çoşunlukla da içinde bakır, demir ve gümü? cevherlerinin damarc?kları vardır. Bile?imindeki cevherlere göre ye?ile, hatta sar?ya çalan mavi renkli türleri varsa da en değerlileri yine, gök mavi renkli ve iç damarsız olanlardır.
Bu değerli ta?? tan?mlamak için "gök mavisi" demek yeterli olacakt?r. Saydam ve parlak olmad??? halde, değerli sayılan nadir ta?lardan biri olan türkuaz?n, çok eski ça?lardan bu yana t?lsımlı gücüne inan?lır. Eski Türkler’de, Tibet’te, Güney Amerika’n?n Colombus öncesi kültürleri olan Maya ve Aztekler’de, Kuzey Amerika’da K?z?lderililer’de hep t?lsımlı gücüne inan?lmı?, kutsal sayılmı?t?. ?nan??a göre; bu kutsal ta?? üzerinde taşıyan insanların, kemiklerinin kır?lmayaca?? ve hem kendilerinin hem de atlarının kaza geçirmeyece?i inan??? yayg?nd?.
Nazardan ve kem gözlerden koruduşuna inan?lması günümüze kadar uzamı? ve yeni doğan bebeklere göz şeklinde türkuaz ta?lı altın nazarlıklar ya da türkuaz bezenmi? altın toplar tak?lması hala yayg?ndır.