Lenfödem Hastaları İçin Öneriler

Lenfödem Yorum Yazın

lenfödem

Sağlıklı beslenme herkes için doğru olan şeydir. Aynı şekilde lenfödem hastalığında dengeli ve sağlıklı beslenme önemlidir. Ama lenfödemin artması ya da azalması beslenme ile çok ilgili değildir. Bu hastalığın mekanizması anlaşıldığında neler yapmanız veya yapmamanız konusunda daha net bir veriye ulaşabilyorsunuz (www.lenfodemfzt.com adresinden hastalık mekanizması hakkında veriye ulaşabilirsiniz). Bizler lenfödem hastalırımıza tedavi sırasında danışmanlık hizmetini veriyoruz ve hastalarımızın lenfödem hastalığının mağduriyeti altına girmeden yaşamını devam ettirmesi için çalışıyoruz.

Masaj olayına gelince. Genel olarak bilinenin aksine lenf sıvısını boşaltmak içn yapılan uygulama bir drenaj yani boşaltım tekniğidir. Biz buna manuel lenf drenajı diyoruz. bu tekniği uygulayacak kişinin vücudun lenf damar ağını, anastomoz yollarını ve bu damarların yapısını çok iyi bilmesi gerekir. Manuel lenf drenajı ile biz çok yüzeyde bulunan ve çok hassas olan lenf damarlarına etki ederiz. Dolayısıyla basıncımızın doğru ayarlanması çok önemlidir. Fazla basınç damarların iyice kapanarak sıvının daha da artmasına neden olmaktadır. Başta şişliğiniz inmiş gibi gözükse de uzun vadede şişliğiniz daha da artacaktır. Bu yüzden bu drenaj tekniğini uygulayacak kişinin bu konuda özel eğitim alması şarttır. Yine bu drenaj tekniğinde yağ, krem vb. kayganlaştırıcı madde kullanımı sıvının boşaltılmasını engeller. Klasik masaj ile lenf sıvısını boşaltılmasını sağlayan lenf drenajı tekniği çok farklı iki kavramdır. Lütfen kendini doğru kişilere teslim ettiğinizden emin olun.

Lenfödem tedavisi kombine bir tedavidir. Tek başına manuel lenf drenajı yeterli değildir. Bu tekniğin mutlaka bandaj daha sonra bası giysisi, egzersiz ve cilt bakımı ile desteklenmesi gerekir. Bu da MANUEL LENF DRENAJI/KOMPLKES BOŞALTICI FİZYOTERAPİ olarak adlandırılır.

Diğer bir nokta varis çorabıdır. Lenfödemde KESİNLİKLE VARİS ÇORABI KULLANILMAMALIDIR. Varis çorabı lenfödemi daha da artırır. Lenfödem tedavisinde kullanılan çorap yani bası giysisi ödem iyice indikten sonra ölçü alınarak hastaya özgü örülen bası giysisi olmalıdır. HAZIR FABRİKASYON CORAPLAR LENFÖDEM TEDAVİSİNDE KULLANILMAZ.

Umarım yardımcı olabilmişimdir

Nilüfer KABLAN
Uzman Fizyoterapist
LENFÖDEM TERAPİSTİ/LENFÖDEM DECONJESTİF TEDAVİSİ UZMANI



4 Yorum

  1. nilüfer kablan :

    PNÖMATİK KOMPRESYON CİHAZI LENFÖDEM TEDAVİSİNDE ETKİLİMİDİR?

    Pnömatik kompresyon cihazının lenfödemi tedavi etme mekanizması, manuel lenf drenajı/kompleks boşaltıcı fizyoterapi (MLD/KBF) kavramı ile taban tabana zıttır.
    MLD/KBF uygulamasında önce lenf sıvısının boşaltılacağı sağlam lenf nodül ve damarları uyarılır. Bu uyarılan sağlam lenf damarları ile hasta lenf damarları arasında anastomoz kurulur ve yukardan aşağı doğru kademeli olarak hasta taraf lenf damarları kademe kademe boşaltılır. Pnömatik kompresyon cihazı ise tam aksine aşağıdan başlayan ve kademeli olarak yukarı çıkan bir basınç uygulamasını içerir. Uygulanan bu basınç ile sıvı sağlam taraf lenf nodullerine değilde hasta lenf nodüllerine itilir. Kısaca sıvı emilimin yapılacağı bölgeye aktarılamayıp yine hasta tarafta kalır.
    MLD/KBF uygulaması sonrasında manuel lenf drenajı ile uyarılan damarların dokular arasındaki sıvıyı emmesine devam etmesini sağlamak ve boşaltılan lenf damarlarının yeniden dolmasını önlemek amacıyla özel materyallerle bandajlama yapılır. Pnömatik kompresyon cihazının ise sağlam lenf damarlarının emme gücünü artıran bir etkisi olmadığı gibi, kişi cihazdan çıktıktan sonra boşalan lenf damarlar hızla geri dolmaktadır.
    Bunlara ek olarak yüksek basınçta uygulanan cihazın lenf damarlarının daralmasına yol açarak dokular arasındaki sıvının akışını engellediği görülmüştür. Pnömatik kompresyon cihazının genital ve gövde ödemini artırdığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
    Bu olumsuz etkilerinden dolayı pnömatik kompresyon cihazının günümüzde lenfödem tedavisi amacıyla Avrupa ve Amerika’da kullanımı oldukça az orandadır. Lenfödem terapistleri tarafından kullanılması önerilmemektedir.

    Nilüfer KABLAN
    Uzman Fizyoterapist
    LENFÖDEM TERAPİSTİ/LENFÖDEM DEKONJESTİF TEDAVİSİ UZMANI
    http://www.lenfodemfzt.com

  2. nilüfer kablan :

    LENFÖDEM TEDAVİSİNDE KİNESİOTAPİNG UYGULAMASI

    Kinesiotaping Dr. Kenzo Kase tarafından 1971 yılında geliştirilmiş ve kineisoteks isimli materyal kullanılarak uygulanan bir tekniktir. Amerika’da 1995, Avrupa’da 2002 ülkemizde ise 2005 yılında uygulanmaya başlanmıştır.
    Kinesiotapingin tedavi edici etkisi kinesioteksin özel yapısı ve uygulama tekniği ile ortaya çıkmaktadır. Kinesioteks %100 kotondan yapılmış bir materyaldir. Deri kalınlığında ve yapısında olup boyunun %130-140’i oranında esneyebilmektedir. Özel örgüsü sayesinde derinin nefes almasını sağlayarak uzun süre (3-6 gün) cilt üzerinde alerji oluşturmadan kalabilmektedir. Sudan etkilenmediği gibi cilt üzerinde kaldığı sürece tedavi edici etkisini devam ettirmektedir.
    Hangi bölgeye, hangi teknikle yapılacağına karar vermek için özel değerlendirme testlerinin uygulanması ve sorunun tespitinin ardında temel 9 uygulama tekniğinden en uygun olanı yapılmaktadır. Bazı durumlarda bu tekniklerin kombinasyonu yapılmaktadır.
    Kinesiotaping tekniğinin temel olarak etkileri şu şekildedir;
    • Kas tonusunu düzenler
    • Kan dolaşımını artırır
    • Lenfatik sistem aktivasyonunu artırır
    • Eklemleri destekler
    • Proprioseptif uyarıyı artırır
    • Ağrıyı azaltır
    Lenfödem tedavisinde kinesiotaping uygulaması temel tedavi yöntemi olarak değil Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapiye destek olarak kullanılmaktadır. Lenfödem tekniğinde deri ile deri altı dokular arasında boşluk oluşturularak burada yer alan kan ve lenfatik damarların
    sıvıyı aktarma kapasitesi artırılmaktadır. Bu uygulama yüz, boyun, kol, bacak ve gövdeye yapılmaktadır. Özelliklede bandajlamanın yapılamadığı gövde lenfödeminde ödemin giderilmesine ve hastadaki gerginlik, doluluk ve ağırlık hissinin ortadan kaldırılmasına büyük katkı sağlamaktadır. Hipoalerjik yapısı sayesinde cilt yapısı çok hassas olan lenfödem hastalarında güvenle kullanılabilmektedir.
    Kinesiotaping yöntemi lisans sonrasında kinesiotaping özel sertifika kurslarına katılmış ve kurslardan başarılı olmuş fizyoterapistler ve doktorlar tarafından yapılmaktadır.

    Nilüfer KABLAN
    Uzman Fizyoterapist
    Kinesioterapist
    LENFÖDEM TERAPİSTİ/LENFÖDEM DEKONJESTİF TEDAVİSİ UZMANI
    http://www.lenfodemfzt.com

  3. nesrin :

    merhaba nilüfer hanim,

    annemin 20 yıl önce göğüsü alınmıştı. meme kanseri nedeniyle. ilk ameliyattan 10 yıl sonra ikinci bir ameliyat geçirdi. bu ameliyattan kısa bir süre sonra kolu şişmeye başladı. kalp damar cerrahisinde yatıp tedavi oldu bir kaç kez. fakat şişlik ilk başlarda biraz iner gibi olsada sonra yine artmaya başladı. basınç cihazı önerdiler. annemin kolu basınç cihazına konduktan sonra daha da şişti ve ağrıları oldu. bıraktık. diyetisyen anneme yağı, proteinli besinleri yasakladı. tuzsuz yemekler verdik. ama kol şişmeye devam etti. en sonunda diğer kolun neredeyse 4 katı büyüklüğünde bir kol haline geldi. 6 ay önce hastanede yatarken doktorumuz bizi bir fizyoterapiste yönlendirdi. önce inanamadık. bunca zamandır bir türlü şişliğini indiremediğimiz kolun tedavi olabileceğine. tedaviyi kabül etmedik. ama annem artık ölmek istiyorum demeye başlayınca önerilen bütün tedavi yöntemlerini denemeye karar verdik. ve doktorumuzun yönlendirdiği fizyoterapist ile iletisime geçtik. açıkcası umudumuz yoktu. ama yanılmıştık. ilk seansın ertesi gününde bile annemin bandajları açıldığında bambaşka bir kol vardı karşımızda. şimdi tedavi devam ediyor ve biz hergün şişliği biraz daha azalan bir kol görüyoruz. sizin yazdıklarınızı okuyunca yaşadıklarımız geldi aklıma. paylaşmak istedim. herkese teşekkürler

  4. nilüfer kablan :

    LENFÖDEMDE BESLENME: PROTEİN VE SU TÜKETİMİ

    Öncelikle bilinmelidir ki lenfödemi önleyen veya kontrol altına alan özel bir beslenme şekli bulunmamaktadır. Bununla birlikte sağlıklı beslenmenin sağlığın devamı için çok önemli olduğu ve vücudun lenfödemin getirdiği stresle baş edebilmesine yardımcı olacağı unutulmamalıdır. Lenfödemin yanında kalp hastalığı veya şeker gibi başka kronik hastalığı bulunanların bu hastalıklarına özgü beslenme programına uymaları gerekmektedir.

    Sağlıklı beslenme vücudun ihtiyacı olan günlük gereksinimleri (protein, yağ, karbonhidrat, mineraller, vitaminler, sıvı vb) yeterli oranda almakla mümkün olur. Lenfödemde dokular arasında proteinden zengin sıvı birikimi olması günlük gereksinimler içinde en çok protein ve sıvı tüketiminin nasıl olması gerektiğine ilişkin soru işaretleri oluşturmaktadır. Şimdi kısaca bu konuya açıklık getirelim.

    Proteinler vücudun temel taşlarından biridir ve kendine özgü görevleri bulunan çok sayıda protein bulunur;

    • Yaralanan dokunun yeniden yapılanmasını ve yeni bir doku oluşumunu sağlayan proteinler,
    • Hormonların ve enzimlerin yapımında kullanılan proteinler,
    • Enfeksiyonlarla mücadele eden antikorların yapılmasında görev alan, bağışıklık sistemini güçlendiren proteinler
    • Kanın oksijen ve besin maddelerini taşımasına yardımcı olan proteinler
    • Kas ve konnektif dokunun yapısını oluşturan proteinler bunlardan bir kaçıdır.

    Kısaca proteinler büyüme, gelişme ve yaşamın sürdürülmesinde olmazsa olmaz olan besin maddeleridir.

    Lenfödemde dokular arasında biriken sıvının proteinden zengin bir sıvı olması lenfödem hastalarının hiçbir şekilde protein almamaları gerektiğine ilişkin yanlış bir inanışı doğurmaktadır. Protein tüketimini kesmek lenfödemde iyileşmeye neden olmayacaktır ve lenfödem hastaları (başka bir hastalık nedeniyle olmadığı sürece ) günlük tüketilmesi gereken protein miktarını tüketmelidirler. Bu oran 20-30gr düzeyindedir. Fakat güvenlik amacıyla günlük protein tüketiminin 60-75gr olması önerilmektedir.

    Peki günlük protein miktarı tüketilmediğinde ne olur? Vücut kan protein seviyesinin devamını sağlamak için günlük protein ihtiyacını dokulardan ve kaslardan alır. Bu nedenle aşırı protein diyeti konnektif dokunun zayıflamasına ve sonuç olarak da ödemeneden olur. Bu durum ‘’hunger edema’’ olarak bilinir ve aç çocukların göbeklerinin şişmesi buna örnektir.

    Kısaca günlük protein alımının kısıtlanması lenfödemde şişliğin kontrol altına alınmasına yardımcı olmaz. Tam aksine mevcut ödemi daha da artırır. Aynı zamanda kas ve diğer dokuların zayıflamasına neden olarak, kompleks boşaltıcı fizyoterapinin çok önemli bir öğesi olan egzersizin ödemi boşaltma üzerine etkisini azaltır. Buna ek olarak protein tüketiminin yetersiz oluşu bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve zaten enfeksiyona karşı çok hassas olan lenfödem hastalarının daha da enfeksiyon riski altına girmelerine neden olur.

    Sağlığın devamı için günlük 8 (yaklaşık 2lt) bardak su içilmesi tavsiye edilir. Bununla birlikte bu ihtiyaç sıcak havalarda özelliklede vücudun hızla su kaybettiği kurak havalarda daha da artar. Yeterli sıvı alınarak vücuttaki sıvı oranının dengede tutulması sağılığın devamı ve artık maddelerin dokulardan uzaklaştırılması için çok önemlidir. Bu durum aynı zamanda Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi programının etkinliği açısından da önemlidir. Çünkü Manuel Lenf Drenajı ile hareket ettirilen artık maddeler sıvı ile birlikte dışarı atılır. Bu nedenle sıvı alımını azaltmak lenfödemli hastalarda ödemin inmesini sağlamayacaktır. Aksine proteinden zengin ödem vücudun diğer bölümlerinden daha çok sıvıyı bulunduğu noktaya çekmeye çalışacak buda ödemde artış ile sonuçlanacaktır.

    Kafein ve alkol orta derecede diüretiklerdir ve böbreklerin daha çok idrar oluşturmasını uyararak vücut sıvı oranının azalmasına neden olurlar. Bu nedenle lenfödemli hastalar kafein içeren maddeler (çay, kahve, çikolata, asitli içecekler ve alkol) az oranda tüketmelidir. Bu yiyecekler aynı zamanda vücudun besinsel ihtiyaçlarına hiçbir katkısı olmayan önemsiz kalori içerdikleri içinde tüketilmesi kısıtlı oranda olmalıdır.

    Sağlıklı günler dileklerimle

    Nilüfer KABLAN
    Uzman Fizyoterapist
    Lenfödem Terapisti/Lenfödem Dekonjestif Tedavisi Uzmanı
    http://www.lenfodemfzt.com

Yorum Yazın