Beni severken öldüreceksin bir gün…Aşkının içine saklanmı? o tuhaf nefretle boşaz?mı sık?p gideceksin. Beni en çok sen sevmi? olduşun için üstelik, hiç ?üphe çekmeyeceksin. Bana a??k olabilirsin…ama müttefikim de?ilsin…Beni ufalamak niçin hoşuna gidiyor bilmiyorum. Sözlerinle olmazsa bakışlarınla eziliyorum.
Ard?mdan koskoca bir sevgi ordusu geliyor… Biliyorum, O; vurulmamı engellemek için önümde etten duvar olmasa da; ilk ihtiyaç duyaca??m anda yard?mıma ko?mak için hazır bekliyor. Yard?m etti?inde düzlü?e çık?p çıkamayaca??m de?il mesele. Zaten; ad?mlarımı izleyen ayak seslerini ve önümde uzayan gölgeyi kucaklayan o kollay?c? gölgeyi hissetmek, çoşu zaman huzur için yetip de artıyor.
Nicedir özlemi?im, Bu rüzgâr?, Hani doşuda eser, Bahar ak?amları. Nicedir özlemi?im, Bir elma a?acının dibine oturmay?. Nicedir özlemi?im, ?oseleri da?ları. Nicedir özlemi?im, Bir dosta sar?lıp a?lamay?.
Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşad?m ki, Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayat? en önden, Kendime bir sahne buldum oynad?m. Öyle bir rol vermi?ler ki, Okudum okudum anlamad?m. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem k?zd?m, hem güldüm halime, Sonra dedim ki “söz ver kendine” [...]
Uyuyamıyorum art?k sonbahardan artan kış sabahlarında yaşamsal ivmede zamansız iç geçirmelerde kald?, sanatsal haz ressamları yaşarken öldürmek için açılıyor galeriler SA-nat-24 olan her kö?e ba??nda… kö?e başlarında nöbet tutuyor yalnızlık nöbetçileri vicdan da??tan yaşlı dilenciden küfür işitmek rollerin karşımasına yetiyor k?lıf?nda uyuyan bir b?çak gibi yarı güvenli bir görmezden geli?tir art?k çeli?ki
Bukalemunun sırt?ndan seslenen ve renklerden hiç bahsetmeyen öz geçmi? tellalı, boy verdi sen geldi?inde karabasanlarım… yollasayd?m şu iki sat?r?, "o kendini bilir" edalarında… kaybolup gidecek öfkem de iki günde unutulan sesim gibi… ben asıl buna sinirleniyorum. Nasıl olsa yolunu tutacaksın… usul usul kim bilir kimin, nefesinde… sesimin buhusu her a?z?mı aç???mda cama yap??ıyor. kesin bu [...]
Tam burda durup ufka bakacaksın. Arkanda kimse olmayacak, önünde y?kt???n gerçeklik. Hep seslendi sana, duymad?n. Duymayacaklard? sen de kat?ld?n. I??k hüzmeleri sevgi içerdi. Y?llarının a??rlı??nca yaşad???n, Dakikalar… i?te bir dilim daha koparıp ald?n. Bitmeyecekti. Artacak, ço?alacakt?. Damar damar yayılacakt?, dü?ünce. ?klimlerin en güzeli geliyordu tam önünde. Y?llar vard?… günler, dakikalar ve zaman; yanıltt? seni.
… Oysa rastgele öyküler anlatmak vard?. Balıkç?lardan bahsetmek. “Ege Denizi a?larımı çeker, yakamoz görür bizi, sessiz…” Kim a?lar halime? Denizden tuz çıkaran, ?spanaktan demir damıtan bir çocuk ruhu…
Bir yerlerde bir sesler var… hep orada, bir şeyler oluyor ve ben bunu biliyorum duyuyorum… Ve neden hep de böyle sakinle?iyorsam yaşmur dindi?inde… ellerim sesini duydukça nasırla?t? sen hiç bilmedin bunu sesler de bilmedi zaten bu cümle aynen böyle kalmalı hiç bölünmeden orada yalnız sessiz kö?elerde hep ama "mumsönü?ü" olduşunda zaferler 40 yaş?ma gelice alıp [...]
Unutmak, çoşu zaman kendinize ihanet etmek gibidir. Biraz olmayana yürümek, Biraz şekil değiştirmek, Olmamak, unutmak. Rahatlayaca?ını bilerek uykuya dalmak gibi Unutmak, gövdenize delik açmak. Yüzünüzü y?kay?p, tekrar boyamak.