|
|
|
YalnızlıkBazen büyük uçurumlar vardır,atlamak zorunda kalır insan ve diyeti ağır olanlar vardır içlerinde. Yalnızlık gibi aşk gibi. Uçuruma atlayanlar bu diyeti ödemeyi göze alanlardır. Can sa can,kan sa kan. Neyi gerektiriyorsa zaman... Genelde el uzatacak kimsenin olmaması,içinde kaldığın koyu sessizlik ve kalbini sıkan sevgisizliğin birbirine sıkıca kenetlenmesiyle oluşan;insana istenmeyen biri olduğunu haykıran derin bunalım anıdır yalnızlık. Birbirini kovalayan akreple yelkovan,sesi kısılmışcasına susan kapı zili hatta yoldan bile hiç kimsenin geçmediği geniz yakan boşluk hissidir bu. En olmadık zamanlarda çalıp duran telefon bile inadına susar. Kalbi kırılıp içine kapanmış insan reyonudur yalnızlık. Aşk acısı çeken de ordadır anne babasından ayrılan bir pansiyon öğrencisi de doğruları söylediği için dokuzuncu köyden kovulan da. Her tada her renge göre insan bulunur burda. Peki yalnız olan ne yapar?Hala olanların farkında değilse daralır. Varmışsa bu durumun gerçekliğine beynindekileri alır karşısına ve konuşur onlarla. İstekleri arzuları yaşadıkları ve yaşayamadıkları vardır içeride. Sorular yavaş yavaş cevap bulmaya başlar. En derin yaraları açan da o dur en cevapsız soruları cevapsızlıktan kurtaran da. Kendini derdini ve ne istediğini anlayan kahramanımız sırasıyla çevresindekileri sevdiklerini ve onu sevenleri anlamaya başlar. Kararlar alır,sözler verir. Kırdıysa özür diler kırıldrıysa affeder. Düşünmek isteyenleri orda bırakarak ayrılır yalnızlar reyonundan. Yeniden doğmanın verdiği enerji vardır yalnızlıktan çıkanda. Hayat daha kolay hava daha güzel insanlar daha sevimli gözükür onun gözüne. Binilen bir kimsesizlik treninden inmiş gibi hisseder kişi kendisini. Ne zaman bir daha ki yolculuk?
YORUMLAR
Bu yazı 949 defa okundu |
|
|
|