|
|
|
ŞİMDİ ÇOCUKLAR İÇİN CHECK UP ZAMANI!Çocukların okuldaki başarıları sağlık durumlarıyla yakından ilişkili. Bu açıdan okula yeni başlayan çocuğun sağlık kontrolünden geçirilmesinde sonsuz fayda var. Ders zilinin çalmasına az zaman kaldı. Bu dönemde yapılacak check up çocukların başarılarını etkileyecek hastalıkların önceden bilinmesini sağlayarak önlem alınmasını kolaylaştırıyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Sevil Kalender "Okul çağı çocuklarının her sene ayrıntılı bir muayeneden geçmeleri gerektiği” konusunda aileleri uyarıyor. Nasıl bir muayene yapılmalı? Çocukların okula başlamadan önce bir çocuk doktoru tarafından ayrıntılı olarak muayene edilmesi ve tetkiklerin yapılması gerekiyor. Dr. Kalender muayene sırasında özellikle dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: “Öncelikle tam bir fizik muayene yapılır. Akciğerlerde bir sorun olup olmadığına bakılır. Çocukluk çağında sık olarak rastladığımız sorunlardan biri de kansızlıktır. Demir eksikliğine bağlı kansızlık durumunda beyne yetersiz oksijen gittiği için çocuklar okulda dikkatsiz ve dolayısıyla başarısız oluyorlar. O açıdan kesinlikle kan tetkikleri yapılmalıdır.” Okula başlayacak çocuk görme ve işitme fonksiyonları açısından da ayrıntılı bir değerlendirmeden geçmeli. Görme ve işitmedeki olası bir aksaklık çocuğun okul başarısını ciddi bir biçimde etkiliyor. Özellikle başta ailesinde görme kusuru olan çocuklar ve okul çağı dönemine kadar hiç göz muayenesi olmamış çocukların bir göz hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilmesi, çocuğun okul başarısı ve okula uyumu açısından oldukça önemli bir faktördür. Dr. Kalender okula başlamadan önce yapılan check-up’ın yanı sıra aşı durumunun da öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatarak şöyle devam ediyor: “Eksik olan aşıların tamamlanması gerekiyor. Grip aşısını tüm çocuklara öneriyoruz. Özellikle sık sık hastalanan çocuklara Eylül – Ekim aylarında mutlaka yapılmasında yarar var.’’ Dr. Kalender bir konuya daha dikkati çekerek şunları söylüyor: “İlkokula başlayacak çocuklarda temizlik alışkanlığı tam yerleşmediğinden ve okullarda da hijyen açısından sorunlar yaşandığından dışkıda parazit olup olmadığının da araştırılması gerekir. Parazit -çocuklarda halsizlik, dikkatsizlik, kansızlık yapar.” Uyku düzeni Fiziksel muayene kadar dikkat edilmesi gereken diğer bir faktör ise uyku düzeni. Bu noktada en büyük görev ailelere düşüyor. Dr. Kalender anne ve babaların çocuklarına günde en az 8 saatlik bir uyku alışkanlığı kazandırmalarını belirterek ilginç başka bir noktayı vurguluyor: “Çocuklarda uyku bozukluğu olup olmadığına dikkat edilmelidir. Gece horlayan, ağız açık uyuyan, hırcın, obezite olan çocuklarda apne olabilir. Apne , uykuda 20 saniyeden fazla solunum durması demektir. Uyku sırasında üst solunum yollarında (burun, boğaz, genizde ) tıkanmalarda dilin arkaya kaymasına bağlı olarak apneler görülür. Bu durumda kanda oksijen azalır, karbondioksit artar. Bu çocuklar uyku sırasında sık uyanır , bu nedenle yeterince uykuyu alamazlar. Sabah kalktığında hırçın, halsiz, uykuya meyilli olan çocuklar okulda dersleri dinlemekte zorlanırlar. Ağız ve Diş Sağlığı Okula başlayacak çocukların diş doktoruna da başvurmaları gerekiyor. 5-6 yaş arası dönemde süt dişlerinin yerine kalıcı dişler alıyor. Bu açıdan çürüklerin olmaması ve güzel dişlere sahip olmak adına diş hekimi kontrolü altında olmakta fayda var. Diş hekiminin yanı sıra aile de çocuklarına günde 2 kez diş fırçalama alışkanlığını kazandırmalı. Beslenme Alışkanlıkları Beslenme açısından en çok özen gösterilmesi gereken husus sabah kahvaltıları. Sabah kahvaltısı yapılmadığında çocuğun derslere dikkatini vermesi zorlaşıyor. Dr. Kalender sadece kahvaltının değil diğer ana öğünlerin de atlanmaması ve abur cubur gıdaların tüketilmemesi konusunda aileleri uyararak şöyle devam ediyor: “Çocukların yemeklerde makro ve mikro besin öğesi ihtiyaçları özellikle demir, çinko ve A vitamini karşılanmalıdır. “ Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Diyetisyen Reyhan Nergiz beslenme konusunda şunları söylüyor: “kişilik gelişimi başlamış olan bu yaş grubu çocuklarda günde 3-5 öğün yemek yemeleri, hazır gıdalar yerine atıştırma olarak meyve tercih etmeleri, her yemekle mutlaka salata veya sebze yemeği yemeleri, günde ortalama 500 gr süt ürünleri tüketmeleri, et ve kurubaklagillerden de sıklıkla tüketmeleri öğretilerek kaliteli beslenme alışkanlıkları oluşturulmalıdır. Okulda ise verilen alternatifler sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılmasına yönelik olarak seçilmelidir. Okul kantinlerinde taze meyve suları, sebzeli sossuz sandvicler gibi daha sağlıklı yiyeceklerin satılması gerek aile gerekse okul yönetimi tarafından sağlanmalıdır.” Okula yeni başlayacak çocuklar için örnek bir mönü: Sabah 1 çay bardağı süt veya evde hazırlanmış taze sıkılmış meyve suyu 1 kibrit kutusu kadar peynir veya 1 yumurta (haftada 2-3 kez) 3- 5 adet zeytin 2-3 tatlı kaşığı reçel, bal veya pekmez 1-2 dilim ekmek Sebze söğüş( mevsimine göre domates-salatalık v.b.) NOT: Vakit yoksa, peynirli/yumurtalı sebzeli ekmek ve süt Ya da peynirli tost ve ayran ile kahvaltı mutlaka yapılmalıdır. Ara Meyve Öğle 1-2 köfte büyüklüğünde et, tavuk veya balık 3-4 yemek kaşığı sebze yemeği 3-4 yemek kaşığı pilav veya makarna ½ kase yoğurt veya ayran 1-2 dilim ekmek Öğleden sonra Taze sıkılmış meyve suyu veya bütün meyve 1 dilim kek veya kurabiye NOT: İkindide okul varsa, bu öğünü akşam yemeğinden sonra da yiyebilir. Akşam 1 kase çorba 5-6 yemek kaşığı etli sebze yemeği ½ kase yoğurt veya ayran 1-2 dilim ekmek 2-3 yemek kaşığı salata Yatmadan önce 1 kupa süt Ergenlik çağında… Okul öncesi check- up sadece küçük çocuklar için değil, ergenlik çağındakiler için de gerekli. Dr. Kalender özellikle buluğ çağına giren kız ve erkek çocuklarda fiziksel birçok değişiklik yaşandığını ve bunların birtakım psikolojik etkiler yarattığını belirterek şöyle devam ediyor: “Ergenlik dönemi- kız çocuklarda en erken 8 yaş en geç 13 yaştır. Sağlıklı kız çocukta genellikle 10 yaşında başlar. Erkeklerde bu alt ve üst sınır 9 ve 14 yaştır. Biyolojik değişikliklerin tamamlanması 3-5 yıl sürer. Bu dönemde kız ve erkek farklılığı belirginleşir. Kızlarda memelerin büyümesi, pubis (genital bölge) ve koltuk altı kıllanması, adet görmesi görülürken; erkeklerde genital organların büyümesi, koltuk altı, pubis,vücutta ve yüzünde kıllanma, ses kalınlaşması gibi değişiklikler olur. Bu dönemde oluşan biyolojik değişikliklerle beraber ruhsal gelişme ve psikososyal değişiklikleri de görülür. Bazı çocuklar bu dönemi psikolojik olarak zor atlatıyorlar. Bu açıdan onlara “bu” durumun normal olduğu anlatılmalıdır ve kız ya da erkek bu çocuklar fiziksel olarak değerlendirilmelidir.” Daha fazla bilgi için : Alo Acıbadem : (216/212) 544 44 44
YORUMLAR Bu yazı 1724 defa okundu |
|
|
|