Derin doku ve organlardaki ağrıyı ortadan kaldırma amacıyla deri üzerinden belirli noktalara çok ince altın, çelik veya gümüş iğneler sokulmasıdır.Yaklaşık 5000 yıldan beridir Çin’de uygulanan ve günümüzde Avrupa’da da yaygın olarak uygulamaya girmiş bir tedavi yöntemidir.
Başlangıçta sadece vücut akupunkturu olarak uygulanan bu tedavi yöntemi üzerinde yapılan araştırma ve çalışmalar, akupunktur tedavisinin pek çok alt grubunu oluşturmuş durumdadır. Vücut akupunkturun yanı sıra yaygın olarak kullanılan ve bilinen diğer bir şekli kulak akupunkturudur. (Akupunktur türleri: Vücut, Kulak, Baş, El, Ayak, Ağız ve Diz Akupunkturu vardır. Bunlar ayrı ayrı uygulanacağı gibi kombine edilerek de uygulanabilir.) Ancak yaklaşık 400 yıldır yazılı olarak bilinen ve Japonya’ da yaygın uygulanan baş akupunkturu vardır.
Dünya Sağlık Teşkilatının kabul edip desteklediği akupunktur, Latince akus-iğne- batırma kelimelerinden oluşmuştur. Bundan yaklaşık beşbin yıl önce Çin’de bulunarak başlanan tedavi yöntemi günümüz modern tıbbın içinde yer almaktadır.
Çinlilere göre akupunktur açısından vücutta 12 ana meridyen, 2 ekstra meridyen vardır. Qi/Çi adı verilen yaşam enerjisi bu meridyen üzerinden 24 saat sürekli akmaktadır. Bu akışın bir yerde tıkanması birtakım hastalıkların oluşmasına neden olur. Vücutta bu meridyenler Yang ve Yin iletkenleri arasında akar. Yang pozitifliği, erkeği, gündüzü ve aydınlığı simgelerken, Yin negatifliği; kadını, geceyi ve karanlığı temsil eder. Geleneksel Çin Tıbbına göre Yang ve Yin enerjilerinde azalma ve tıkanıklık olursa vücutta çeşitli hastalıklar meydana gelir. Geleneksel Çin Tıbbının amacı, kaybolan bu gücü akupunktur sayesinde dengeleyerek vücudu sağlığa kavuşturmaktır.
Vücut akupunkturun yanı sıra en yaygın kullanılan diğer akupunktur türleri ise, mikroorganizma üzerinde etki yapan kulak, baş, el akupunkturudur.
Kulak akupunkturun bugün modern tıbbın içinde bu denli yer alması ve yaygın olarak kullanılmasını Fransız Dr. Nogier’e borçluyuz. Dr. Nogier Kulak da tüm organların refleks zonları olduğunu ve vücudun kulak kepçesinde yayıldığını göstermiştir. Refleks noktaları sistemi sayesinde organlarda bulunan herhangi bir hasarı tespit etmek olanaklı olmuştur.
Kulak akupunkturu klinik bir tedavi ve tanı koyma metodudur. Diğer bir adıyla mikrosistem olarak da adlandırılmaktadır. Organizmanın gerek mekanik ve gerekse elektromagnetik dalgalar karşısında reaksiyonlarını takip eden ve ölçen, kaynağını bilimsel olarak 1982 yılından beri fotoperzepsiyon tekniği ile kanıtlamıştır.
Dr. Paul Nogier kulak kepçesinde vücut tipinin yansımasını ortaya çıkarmış ve geliştirmiştir. Dr. Nogier vücudun tüm refleks noktalarının kulak kepçesinde bulunduğunu ortaya koymuştur. Anne rahminde baş aşağıya duran embriyonun/cenin duruş pozisyonu bugüne kadar hala geçerliliği korumaktadır.
Bu mikrosistem Anglo-Amerikan literatüründen kaynağını alan bir tanımdır. Mikrosistem tüm vücudun daha küçük bir alanda projeksiyonunu göstermektedir. Projeksiyon alanı organın büyüklüğünden ziyade fonksiyonlarına göre yer tutmaktadır. Noktalar olduğu gibi; santimetrelere varan projeksiyonlar mevcuttur. Noktalar ve projeksiyonlar organların bulunduğu simetriye göre kulakta yer almaktadır. İngiltere’de Cambridge Üniversitesinde Prof. Dr. Med. Felxman, kadın hastalıklarında ve hormonal bozukluğunda, genel olarak %90 varan neticeler aldığını istatistiki olarak ortaya koymuştur.
Kısaca akupunktur noktaları cildin altında bulunan sinir hücrelerinin ve uzantılarının fazla miktarda bulunduğu hassas noktalardır. Buralar iğne, lazer, ilaç gibi uyarılarla uyarıldığında, etki hem o bölgede hem de merkezi sinir sisteminde ilgili iç salgı bezlerini uyararak endorfin salgılanmasını sağlar. Endorfin vücudun ürettiği doğal morfin olduğundan ağrıyı süratle azaltır. Endorfin normal morfinden 1000 kat daha güçlü bir ağrı kesici olup alışkanlık yapmaz. Akupunktur uygulanması ile birlikte lökosit, gamaglobülin salınımı üzerinden vücut direncinin artmasına neden olur. Genel vücut dengesinin kurulması ile, metabolizmanın düzenli çalışmasını ve böylece homeostatik etki sağlar. Akupunktur RAS ve bazal ganglionlar üzerinden de sedasyon yani sakinleştirici etki sağlar.
Akupunkturun etkileri kısaca şöyle sıralayabiliriz:
• Analjezik yani ağrı kesici etkisi
• Ağrı eşiği yükseltilir
• Doku ve organların daha sağlıklı beslenmesi ve kanlanması sağlanır
Yukarda bahsi edilen endorfinler salgılanarak elde edilir.
• Sedasyon (sakinleştirici ) etkisi
Beyinde seratonin, endorfin gibi hormon ve maddeler ortaya çıkarması ve bu maddelerin salgılanması ile elde edilir.
• Homeostetik etki
Sempatik ve parasempatik sistemi dengeleyerek, böbreklerin daha iyi çalışmasını, kalp ve solunum fonksiyonlarda düzenlemek, ter salgısını ve batın organların daha sağlıklı çalışması ile sağlanır.
• Vücuttunuz da bulunan pek çok mineral ve iyon dengesini ayarlar
• Bağışıklık sistemi güçlendirir
• Motor fonksiyonlarında iyileşme
• Kişinin çalışma gücü artar
Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından tespit edilen klinik çalışmalar sonucu akupunkturun yapıldığı endikasyonlar başlıca şunlardır:
1. Baş ağrıları: Migren, gerilim tipi baş ağrısı vd.
2. Boyun, bel, sırt ağrıları ve fıtığı
3. Siyatalji
4. Romatizma özellikli ağrılar (Artroz) eklem, Omuz, diz, dirsek ve bilek ağrıları
5. İnterkostal nevralji ve yüz felci
6. Trigeminal Nevralji (yüz felci)
7. Poliomyelit (çocuk felci) ilk dönemlerde
8. Şişmanlık
9. İştahsızlık
10. Sigara ve Alkol bırakma
11. Farenjit, grip ve öksürük
12. Kronik yorgunluk sendromu
13. Kabızlık, hazımsızlık ve mide şikayetlerinde
14. Kronik bronşit
15. Adet ağrıları, düzensizliği ve ağrılarında
16. Enfeksiyonların tedavisinde bağışıklık sistemini aktife etmek için
17. Enürezis (Çocuklarda ve erişkinlerde gece altına idrar kaçırma )
18. Bağışıklık sisteminin zayıflığında. İnsanın bağışıklık sistemini daha güçlü kılmak
19. Bulantı ve kusma (Hamilelik döneminden ortaya çıkan bu şikayetlerinde akupunktur yöntemi ile kontrol altına almak kolay ve mümkündür)
20. Gece krampları, kasılmalar ve bacak ağrıları
21. Depresyon, üzüntü ve stres
22. Histeri
23. Alerjik rinit, sinüzit, bronşit ve astım
24. Sivilceler, sedef hastalığı, saç dökülmesi
25. Ekzema ve Ürtiker (Kaşıntılı alerjik deri hastalıkları)
26. Herpes Zoster (Zona hastalığı)
27. Sinüzit
28. Yüksek ve düşük tansiyon tedavisi
29. Miyop
30. Diş ağrılarında
31. İshal
32. Bağırsak sistemindeki sorunlarda
33.Diş eti kanamalarında ve iltihaplarında
34.Empotans /İktidarsızlık
NÖRAL TERAPİ
Neuraltherapi 1920 ‘li yıllarda Huneke soyadında iki Alman doktorunun, daha önceleri uygulanan ancak unutulmaya yüz tutmuş olan, lokal anesteziyle bölgesel uygulanan bir yöntemdir. Nöral terapi lokal etkisinin yanı sıra bugün kibernetik etkileşim ile birlikte tüm sinirsel, hormonal, hücreler , psişik bir düzenleme sistemi ile etki yaptığı kanıtlanmış durumdadır. F. ve W. Huneke 1920 Nöral terapinin etkisini daha çok vejatatif sinir sistemi üzerinde açıklamışlardır. Avrupa’da tüm ağrı tedavi merkezlerine nöral terapi en sık uygulanan bir tedavi şeklidir. Bu tedavi yöntemi sayesinde hastalar ağrılarıyla yaşamak zorunda kalmıyorlar.
• · Ağrı tedavisi
• · Migren
• · Boyun, sırt ve bel ağrıları
• · Baş ağrısı
• · Nevralji, yüz felci ve diğer felçlerde
• · Sinüzit
• · Organik fonksiyon bozukluklarında
• · Çeşitli sinir sıkışmalarına bağlı ortaya çıkan ağrılar ve kas güçsüzlüklerinde
• · Eklem ve ekstremite şişlikleri tedavisi
• · Sportif yaralanmaların tedavisinde
TENS
• · Baş ağrısı, Migren, Nevralji yüz felci ve diğer felçlerde
• · Boyun, sırt, bel, ayak ve el ağrılarında
• · Adale güçsüzlüğünde
• · Omuz boyun sendromun da
• · Tenis dirseğinde
• · Fantom ağrıları
SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENME
• · Dengeli beslenme ve diyet düzenlenmesi
• · Şeker hastalarının diyetlerinin düzenlenmesi
• · Kabızlık
• · İştahsızlık
• · Şişmanlık
• · Gut
• · Hipertansiyon
Etiketler: akupunktur






Eyl 18th, 2009 at 03:45
merhaba benim trigiminal novalci yüzsiniri hastaligi var ama doktor bakterili sekilde olmadigini söyledi benim cok agrilarim oluyorbana carbamazepin400 adli bir ilac verdi oda pek iyi gelmiyor asri sinirli yapiyor benim sorum trigiminal novalci de ilac tedavisi sartmi yoksa masaj ve akapunktur spor yeterli olurmu birde benim korkum yüz felci olma ihtimali varmi ögrene bilirmiyim tesekkürler
Nsn 6th, 2009 at 03:20
Merhaba ben hamileliğimin son aylarında yüz felci geçirdim.İkiz bebeklerim oldu.Doğumdan sonraki aylarda ilaç ve fizik tedavisi gördüm.Çocuklarım şu an 32 aylık oldular.Fakat tedavilerden istediğim gibi bir sonuç alamadım. Soğuk ve rüzgara çıktığımda yüzümün bir tarafında ve gözümde rahatsızlık hissediyorum.Sizce akupunktur teavisi için geç mi ve eğer yapılabiliyorsa kesin sonuç öngörebiliyormusunuz teşekkür ederim.
Eyl 9th, 2008 at 21:06
merhaba 1 yıl önce eşim şağ diz üstünde 5 cm genişliğinde kemik tümörü emeliyatı oldu ameliyat başarılı geçti fakat hala ağrılar kesilmedi bu ağrılar akupunktur ile geçermi teşekkürler.
Tem 18th, 2008 at 22:03
merhabalar ben mayis ayinda troid amelyati oldum basarili bir amelyat olmasina ragmen ses telimin sag tarafinda felc tespit edildi akapunktur tedavisi ile gecmesi mumkunmu bana bu konuda yardimci olursaniz cok sevinirim saygilarimla
Haz 23rd, 2008 at 13:31
merhabalar ben yüz felci geçirmiştim 9 yaşında ve şimdi 21 yaşındayım tedavisi mümkünmüdür sizce teşekkür ediyorum iii günler
Haz 4th, 2008 at 16:29
merhaba ben 25 yaşında bir bayanım. bir ay önce yüz felci geçirdim.Nedeni tam olarak bilinmese de stresin etkili olduğu söylendi. Önce iğne,ilaç tedavisi gördüm.15 gündür de fizik tedavi görmekteyim. Ama pek bir gelişme olmadı.Doktorum sinir ameliyatı önerdi. Akapunktur tedavisinin etkili olduğunu duydum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
May 10th, 2008 at 18:24
Gökçen kuruoğluna yanıt! 65 yaşıdasınız ve çocuk yaşta felç geçirmişsiniz. Bu aşamadan sonra akupunktur’un pek yararı olmaz. Akupunktur en fazla iki yıllık felçlerde etkilidir.
Enver Dinsever’e yanıt!Nöral terapi hastanelerden ziyadeş nöralterapi eğitimi görmüş Akupunktur ve fiziktedavi doktorları tarafından yapılır.
Tel:0532.2730631-05056204925
Lazer-Med Akupunktur&Ağrı&Mezoterapi merkezi.D.Bakır.
Ağu 19th, 2007 at 08:34
merhaba cocuk felci geçirmiş 65 yasında bir bayana akapunktur tedavisi yapılabilir mi?
Mrt 29th, 2006 at 19:51
Enver Dinsever adlı okucuya yanıt; Nöralterapiyi Akupunktur ve nöralterapi eğitimi görmüş doktorlar tarafından yapılır. Tıpta hastalıklara kesin çözüm diye bir olay yok.Ancak bel ağrılarına etkisi ve başarısı yüksektir. çönkü; nöralterapi ile mevcut bölgenin kan dolaşımı artar, ödem çözülür, vucudun savunma mekanizmaları artar, ayrıca hücre belleği denilen bir olgu var. dolayısiyle bu tedavi ile ağrılar hücreye unutturuluyor. Nöralterapi bozucu alanlarıda tedavi ediyor. ameliyat vb. herhangi bir nedenle enerji kanallarında bozukluk olmuşsa ilgili enerji kanallarınıda açıyor ve bu bozucu alanlara bağlı meydana gelmiş migren vb. fonksiyonel rahatsızlıklarda giderilmiş oluyor.
Şebnem güven adlı okucuya yanıt; Yumurtalıklardaki çikolata kisti diye bahsettiğiniz muhtemelen polikistik over olmalı; Akupunktur’un adet sancıları, adet bozuklukları, kanamalar ve menapoz gibi birçok kadın rahatsızlıklarına etkisi var, ancak polikistik over’de pekte etkili değil. çönkü; kalıtsal kökenli hastalıklara pekte etkili değildir.
Dr.M.Ali Bars
Akupunktur ve medikal estetik tabibi.
http://www.blogcu.com/drbars
http://www.lazer-med.hekimi.com
Ock 20th, 2006 at 15:30
Merhabalar benim yumutalıklarımda çikolata kisti var bir yerde çikolata kistinin akapunktur ile küçülebileceğini okumuştum acaba bu doğrumudur.
Bana bilgi verebilirseniz sevinirim….
Ock 16th, 2006 at 00:05
Nöral terapi hangi hastahanelerde uygulanmakta acaba??ve bel ağrılarına kesin çözüm mü?Bu konularda bilgilendirilmek istiyorum.